Bölümler
Üçüncü Dünya İlçesi Oluyoruz!
Milletvekili sayısının ikiye düşmesi Sinop genel nüfusuyla doğrudan ilişik bir meseledir. Vekil sayısının ikiye düşmesi, işsizliğin ve buna bağlı olarak, büyük ve sanayileşmiş şehirlere göçlerin kalkması anlamını taşımaktadır. Bu anlamdan sonra da “üçüncü dünya ilçesi”* olmanın kapılarının aralandığını görmek zor değildir.
Üçüncü Dünya İlçesi* oluyoruz.Milletvekili sayısının ikiye düşmesi Sinop genel nüfusuyla doğrudan ilişik bir meseledir. Vekil sayısının ikiye düşmesi, işsizliğin ve buna bağlı olarak, büyük ve sanayileşmiş şehirlere göçlerin kalkması anlamını taşımaktadır. Bu anlamdan sonra da “üçüncü dünya ilçesi”* olmanın kapılarının aralandığını görmek zor değildir.
1998 yılında Sinop- Boyabat yol inşaatının çalışmalarının bulunduğu yerlere gittim. Yanıma da refakat etmesi için yol şirketinden bir arkadaş verdiler. Arazide duvar işinde çalışan birkaç usta ve amele gördük. “Bu işçilerin bir kısmının 95 yılından sonra İstanbul’a göç eden ve buralarda iş başlayınca geri dönen civar köyün insanlarından oluştuklarını” bana refakat eden arkadaş söyledi. Yani, doğdukları yerde yol inşaatı başlayınca bir veya iki yıl sonra iş bulabildikleri için geri dönmüşler ve yol inşaatını yapan şirkette ve taşeronlarında çalışmaya başlamışlar.
Bunu niçin anlattığıma gelince, İlçemizde iş alanları oluşturulursa, göç durabilir veya kısa süre önce göç edenler geri dönebilir diye örnekleme olması için anlattım.
Boyabat’a yatırımcı gelir mi?Bıldır sene Boyabat birinci derecede teşvik kapsamına Bakanlar Kurulu Kararıyla alındı. Süresi de bu yılın sonunda bitiyor. Oluşturulan bu teşvik içerisinde bir de taşınma desteği var. Yani başka şehirlerdeki patronlar fabrikasını bu senenin sonuna kadar Boyabat’a taşırsa, beş yıl süresince çalıştırdıkları işçilerin sigortasını Devlet ödeyecek. Bu patronlar Boyabat’a fabrikasını taşırsa, fabrika yerini de bedelsiz olarak Devlet verecek. Bunlara ilave olarak, vergiden ve elektrikten de çok büyük indirimler olacak.
Ama;Ama yerel anlamda Belediyenin takip etmesi ve sahip çıkması gerekli olan çalışmalar yapılmıyor. Boyabat’ın yatırımcı için cazip bir yer olduğunun tüm Ülkeye hatta tüm Dünya ya duyurulması gerekmektedir. Yöneticiler, Boyabat’ın turizm ile geçim sağlayacağı gibi ütopik düşüncelerinden sıyrılarak, hadiseye gerçekçi yaklaşamıyorlar. Hâlbuki bölgesel ve yerel kalkınmaları sağlayacak olan tek birim belediyelerdir! Organize sanayi çarşısı:Yıllardır yılan hikâyesine dönen Boyabat Organize Sanayi Çarşısına çok kısa süre içerisinde başlanacağı söyleniyor. Bu çarşının Boyabat’a getireceği canlılık asla tartışılamaz. Boyabat bu çarşının faaliyete geçmesiyle birlikte bütünüyle işsizlik sorunu ile ilgili defterini kapatır.
Lakin bugün başlanılan bir çarşının yatırımcı için hazır hale getirilmesi en az iki yıl sürecektir. Peki, iki yıl sonra buraya yatırımcının geleceğini kim garanti edebilir! Bence 20 seneden önce Boyabat Organize Sanayi Bölgesine dışarıdan yatırımcı gelmez.
Çünkü Sinop bile her konuda bizden daha avantajlı durumda olduğu halde beş yıldır iki elin parmağı kadar yatırımcısı yok ve birçok arazi bedava olduğu halde taleplisi yok! Sinop’taki arsalar boş dururken patron Boyabat’a niye gelsin? Boyabat sanayisi açılsa bile yatırımcının ilk tercih edeceği yer Sinop merkez olacaktır.
Yukarıda bahsettiğimiz Bakanlar Kurulunun Kararında geçen “taşınma desteğinden” faydalanmak isteyenler Organize sanayi bölgesini tercih etmezler. Çünkü organize sanayi bölgesine yapacağı inşaat masrafı, taşınacak patronun neredeyse toplam sermayesiyle eşdeğerdedir. Organizeye yapacağı inşaatta belli kıstaslara uymak zorundadır. Ama Boyabat yakınlarından verilecek arsaya kendine yetecek kadar bir yer yapabilir. Ayrıca çıkarılan “taşınma desteği” avantajı Boyabat Organize Sanayi Çarşısının tamamlanmasını beklemez. Ve baraj nedeniyle boşalan köylerin iş arayan aç insanları da organize çarşının açılacağını ve buraya yatırımcı gelmesini beklemez., bekleyemez; onlar da göç furyasına katılılar!
Belediyenin ve Ticaret Odasının gerekeni yapması lazım.Boyabat’ta Organize sanayinin haricinde yatırım yapılabilecek birçok Devlet arazisi mevcut. Burada, yani yatırımcıya bu arazileri altın tepsi içerisinde sunmak önemlidir. Örneğin: İlçemizde bu konuyla alakalı bir çalışma komisyonu kurulmalıdır. Bu komisyonu, Ticaret Odası ve Belediye koordine etmelidir. Boyabat Belediyesi gelebilecek yatırımcılara kolaylık yapacağını, inşaat ruhsat ücretini almayacağını, alt yapısını beleşten yapacağını ve vesaire yi; Tıpkı bir Turizm kentinin tanıtımını yapar gibi kataloglar ve broşürler hazırlayarak Büyük şehirlerin Ticaret odalarından tespit edilecek olan veya buralarda faaliyet gösteren firmaların adreslerine postalaması gerekir. Bu sadece bir örnektir. Bunun yanı sıra internet sayfaları oluşturulabilir, görsel efektler hazırlanabilir vesaire!
Göç tersine dönmeye döner. Lakin dönmesi için bir şeyler yapılması gerekmektedir. Bu bir şeyleri de bizim gibi elinde yetkisi ve etkisi olmayan sıradan vatandaşlar değil de; söz ve eylem sahipleri olan idarecilerin yapması gerekmektedir. Her zaman dediğimiz gibi yöneticilerin yan gelip yatmaması lazım. Peki, bizim yöneticiler yan gelip yatıyor mu? Hayır, yatmıyorlar ve ben böyle bir şey söylemedim. Kendilerine göre bir şeylerle uğraşıyorlar. Fakat şimdiye dek Boyabat tarihinde kayda değer bir yatırımcının geldiğini gören var mı?
90lı yılların başlarında Kastamonu en çok göç veren illerin başına yer alıyordu. Ama Araç ilçesine yapılan bir veya iki tesis göçü önlemeye ve geri çevirmeye yetti. Araç İlçesinde Organize sanayi Bölgesi de bulunmadığı halde!
Bir tarafımızı yırtıyoruz.Birkaç aydır bir tarafımızı yırtıyoruz. Diyoruz ki: “Boyabat’ta işsizliğin önüne geçmek ve Büyükşehirlere göçü durdurmak için, Devlet Boyabat’ı teşvik kapsamına aldı, bu teşvikin süresi 2010 yılının sonunda bitiyor, elinizi çabuk tutun Boyabat’a yatırımcıları davet edin” diyoruz!
Onlarda bize diyor ki, “Boyabat’a yatırımcı gelmez”. “Niye gelmez” dediğimiz zaman: Bunun yatırımcı için zor olacağını söylüyorlar. Bırak kardeşim eğer yatırımcı gelecekse zorluğunu kolaylığını kendisi düşünsün.
Bunun için Valilik, Kaymakamlık, Kent Konseyi ve Belediyemiz dahil olmak üzere dilimizin döndüğü, aklımızın erdiğince ilgili yerlere dilekçeler verdik, öneriler sunduk! Ama bir yerden ses geldi diğer yerlerden gelmedi. Biri Boyabatlı değil ses veriyor, bir diğerleri Boyabatlı olduğu halde ses vermiyor!
Yerli olan, “kem-küm” bile etmiyor. Ama yabancı olan “Boyabat için ne gerekirse yapalım” diyor. Ama yerlilerden hiç tık yok! Üzülüyorum. İlçe halkı adına üzülüyorum. Yapılan bütün işler göstermelik ve taklit olmuş ona üzülüyorum, vesselam!
* Fakir ülkelere, sömürülen ve geri kalmış ülkelere isnad edilen “Üçüncü Dünya Ülkesi” anlamından esinlenerek, İlçemize uyarlanmıştır.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin